top of page

Kusursuz Mekanların Arka Planı: Tadilat, Saha Uygulamaları ve Sektörel Deneyim

  • erdenekin
  • 1 day ago
  • 4 min read

İç mimari dünyasına dışarıdan bakıldığında, sürecin sadece renk paletleri seçmek, şık mobilyalar bulmak ve estetik bir kompozisyon yaratmaktan ibaret olduğu sanılabilir. Ancak dergi sayfalarından fırlamış gibi duran o kusursuz mekanların arkasında ter, toz, milimetrik hesaplamalar ve devasa bir operasyon yönetimi yatar. 19 yıllık mesleki hayatım boyunca, sayısız projenin tasarım aşamasından şantiye teslimine kadar her adımında bulundum. Bu süreçte öğrendiğim en net gerçek şudur: Sadece kağıt üzerinde güzel duran bir tasarım, sahada uygulanabilirliği yoksa koca bir hayal kırıklığından ibarettir.

Bir mekanı yenilemek, yalnızca görsel bir makyaj değil; o mekanın altyapısını, fonksiyonunu ve ruhunu baştan inşa etmektir. Peki, anahtar teslim bir iç mimari proje nasıl yönetilmelidir? Başarılı bir mekan yaratmanın perde arkasındaki o kritik aşamalara, sahanın tozunu yutmuş bir profesyonelin gözünden detaylıca bakalım.



Sorunsuz Bir Tadilat Süreci: Neden Şantiyeye Girmeden Önce Tüm Detaylar Çözülmüş Olmalı?

Tadilat süreci, pek çok mülk sahibi için stres, belirsizlik ve bitmek bilmeyen masraflar anlamına gelir. Oysa "kervan yolda düzülür" mantığıyla başlanan her şantiye, ne yazık ki bütçe aşımlarına ve uzayan teslim sürelerine mahkumdur. Sorunsuz bir tadilat sürecinin altın kuralı, ilk balyoz vurulmadan önce sürecin %100'ünün masa başında, bilgisayar ekranında ve teknik çizimlerde bitirilmiş olmasıdır.

Projelerimde, şantiyeye girmeden aylar önce tüm altyapı detaylarını çözmeyi temel bir prensip haline getirdim. Müşterilerimizle birlikte mekanın yeni fonksiyonlarını belirlerken, henüz duvarlar yıkılmadan elektrik prizlerinin yerinden, kullanılacak seramiğin derz kalınlığına; aydınlatma armatürlerinin lümen değerinden, özel üretim mobilyaların kulp detaylarına kadar her şeyi 3D görselleştirme teknolojileri ile netleştiriyoruz. Neden mi?

Çünkü şantiyede alınan anlık kararlar her zaman risk taşır. Örneğin; mutfak tezgahının malzemesi ve kalınlığı baştan seçilmezse, su tesisatı ve elektrik altyapısı yanlış kurgulanabilir. Bu da ilerleyen aşamalarda kırılan fayanslar, sökülen dolaplar ve çöpe giden on binlerce lira demektir. Profesyonel bir iç mimarlık hizmeti, sadece güzel bir konsept sunmakla kalmaz; o konseptin sahada nasıl, hangi sırayla ve hangi bütçeyle hayata geçeceğinin eksiksiz bir yol haritasını çıkarır. Tüm detayların önceden planlandığı bir şantiye, sürprizlerin değil, sadece belirlenen takvimin işlediği kontrollü bir üretim bandına dönüşür.



Tasarımın Uygulamaya Kusursuz Geçişi: Kağıt Üzerindeki Çizimi Gerçeğe Dönüştürürken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Müşteriye sunulan 3 boyutlu (3D) renderlar, projenin ulaşması beklenen nihai hedeftir. Ancak o büyüleyici görselleri gerçeğe dönüştürmek, ciddi bir mühendislik ve saha yönetimi (şantiye şefliği) gerektirir. "Tasarımın uygulamaya geçişi", iç mimarlığın en kritik ve en çok tecrübe konuşan eşiğidir.

Kağıt üzerindeki bir çizimin gerçeğe dönüşmesi aşamasında en çok dikkat edilmesi gereken unsurların başında "disiplinler arası koordinasyon" gelir. Bir şantiyede yıkım ekibi, alçıpancı, elektrikçi, su tesisatçısı, boyacı ve mobilyacı gibi birçok farklı usta arka arkaya ve bazen aynı anda çalışır. Eğer tasarımcı sahada yoksa ve bu ekipleri orkestra şefi gibi yönetmiyorsa, kağıt üzerindeki o kusursuz tasarım saniyeler içinde bozulabilir.

Örneğin, tavanda tasarlanan gizli bir LED aydınlatma havuzunun derinliği, alçıpancı tarafından 2 cm yanlış hesaplandığında ışığın mekandaki dağılımı tamamen değişir. Veya özel üretim bir giyinme odası dolabının ölçüleri, zemindeki şap payı hesaplanmadan üretime girerse, o dolap o odaya sığmaz.

İşte bu yüzden, 19 yıllık deneyimimle projelerin sadece 3D görsellerini hazırlamakla kalmıyor, şantiye uygulamasını da bizzat yönetiyorum. Kullanılacak malzemenin esneme payından, Ankara gibi karasal iklime sahip bölgelerde ısı yalıtımının doğru katmanlandırılmasına kadar her detay, o çizimin gerçeğe kusursuz yansıması için hayati önem taşır. Tasarım; doğru usta, doğru malzeme ve sıkı bir saha denetimiyle birleştiğinde ancak bir başyapıta dönüşebilir.



Zamansız Tasarımların Sırrı: Geçici Trendlerin Ötesinde, Yıllarca Değerini ve İşlevini Koruyan Mekanlar Yaratmak

Sosyal medyanın ve dijital dünyanın hızlanmasıyla birlikte, iç mimari trendler de tıpkı hızlı tüketim modası gibi sürekli değişiyor. Bir yıl her yerde neon renkler ve keskin geometrik desenler görürken, ertesi yıl her şeyin tamamen beyaza büründüğünü görebiliyoruz. Ancak eviniz, ofisiniz veya ticari mekanınız bir kıyafet değildir; her sezon değiştiremezsiniz. Bu nedenle sektörel deneyimimin bana öğrettiği en değerli vizyon, "zamansız tasarımlar" yaratmaktır.

Peki nedir zamansız tasarımın sırrı? Geçici trendlerin esiri olmadan, yıllarca hem görsel değerini hem de işlevini koruyan mekanlar yaratmak nasıl mümkündür?

Birincisi, ana mimari kurguda ve sabit yüzeylerde (zemin, duvar, tavan) doğal, kaliteli ve karakteri olan malzemeler kullanmaktır. Gerçek ahşap dokuları, doğal taşlar, travertenler veya kaliteli bir mermer hiçbir zaman modasını yitirmez. Rengiyle veya deseniyle aşırı iddialı, göz yoran trend kaplamalar yerine; mekana nefes aldıran, ışığı doğru yansıtan dingin bir altyapı oluşturmak her zaman kazandırır.

İkincisi ise mutlak ergonomi ve işlevselliktir. Bir mekan ne kadar şık olursa olsun, eğer içinde yaşarken size hizmet etmiyorsa o tasarım başarısızdır. Trafik alanlarının (sirkülasyon) doğru hesaplandığı, depolama alanlarının zekice kurgulandığı ve doğal ışığın maksimum verimle içeri alındığı mekanlar, yıllar geçse de kullanıcıya aynı konforu sunmaya devam eder. Trendleri ise kolayca değiştirilebilen hareketli mobilyalarda, kırlentlerde, sanat eserlerinde veya ufak aksesuarlarda kullanmak, mekanı güncel tutmanın en akılcı ve ekonomik yoludur.



Hayalinizdeki Mekanı Birlikte Gerçeğe Dönüştürelim

Bir mekanı yenilemek ciddi bir yatırımdır. Bu yatırımı korumak, bütçenizi doğru yönetmek ve yıllarca keyifle yaşayacağınız sorunsuz mekanlara kavuşmak ancak uzman bir bakış açısıyla mümkündür. 17 yıllık tasarım ve şantiye deneyimimizle, mekanınızın potansiyelini maksimuma çıkarmak, aklınızdaki tüm soru işaretlerini silmek ve hayalinizdeki projeyi anahtar teslim olarak hayata geçirmek için buradayız.

Profesyonel 3D iç mimari projelerimizi, saha uygulamalarımızı ve detaylı çalışma prensiplerimizi incelemek için www.erdenekin.com adresini ziyaret edebilir; güncel şantiye süreçlerimizden kesitler ve ilham verici dekorasyon fikirleri için Instagram'da @erdenekin_design hesabımızı takip edebilirsiniz. Sorunsuz bir tadilat süreci ve zamansız bir mekan tasarımı için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin!

 
 
 

Comments


A' Design Award Logo

ADRESİMİZ:

İLETİŞİM:

Tel: +90 532 747 6566
Email: erdenekin@gmail.com

- İkizdere Sokak 23/2 G.O.P.

Çankaya / ANKARA

  • Instagram
  • Pinterest
  • LinkedIn

Copyright © 2013 Erden Ekin Design Ankara İç Mimarlık Tasarım ve Uygulama Ofisi.

Mesajınız için teşekkür ederiz.

bottom of page